bilinen en eski uygarlıklardan birisi yunan uygarlığı. yanıbaşımızdaki hani şu "bildiğimiz" yunanlıların bunca güçlü bir edebiyata sahip olmaları beni hep şaşırtmıştır. yakıştıramamışımdır nedense... ama her devirde yaşayan büyük isimlerini yadsınamaz şekilde taktire şayan bulurum kesinlikle. bizim öz edebiyatımıza tesir etmiş değildir yunan edebiyatı. başlangıcında uzağızdır çünkü orta asya türkleri olarak. sonra ise sahip olmuşsak da yunan topraklarına, çoktan kabul ettiğimiz tek tanrılı dine uymayan yapısını kabullenemeyiz yunan edebiyatının. halbuki her bilgi yarışmasında çıkar karşımıza "yunan edebiyatında savaş, ışık, aşk, güzellik vs vs tanrısı kimdir?" diye.
tabi çok tanrı söylencelerinden oluşmaz sadece yunan edebiyatı. bir kere bilinen masal, efsane gibi söylencelerin yanında HOMEROS 'u yetiştirir bize bugün için. m.ö. 9. yüzyılda yetişmiş olan destan şairi Homeros ile başlar işte bilinen tarihte edebiyat. tarihçi Heredot , kesin olmamakla birlikte Homeros'un izmir'de doğduğunu ve iyonya çevresinde yaşadığını kabul eder. bizim aşık veyselimiz gibi kör ve ihtiyar bir şair olduğu söylenir.
Homeros'on bilinen iki destanı İlias (İlyada) ve Odysseia sadece Yunan edebiyatının değil, dünya edebiyatının da önemli yapı taşlarından olan "epos" larındandır.Fakat öz vatanı olan Yunanistan'da özellikle yunan kültürürünün yapı taşını oluşturan bu destanlar edebi değerlerinin yanında kültürel hazine olma değeri taşımaktadırlar. "ilk" olmanın yadsınamaz bir gerçekliği vardır bence bunda. milattan öncesine dayanan eserlerin elimize geçen ilk örnekleri bahsettiğimiz bu yapıtlar. ki bunlar destan, yani sözlü edebiyat ürünü. fakat her şeye rağmen geçen zamanın değişmeyen, değişmeyecek kabullerine ve insani değerlerine dokunan bu yapıtlar yunanlıların da en değer verdikleri ahlaki ve didaktik ögeleri çocuklara öğretmelerinde faydalı olmaktadır. - bunu söylerken keşke biz de orhon yazıtlarına gereken önemi verip içeriğini her türk çocuğuna işletebilsek demekten kendimi alamıyorum. çünkü orhon yazıtları ilyada veya odesa gibi bir kurmacadan değil, yaşamış, gerçek atalarımızın deneyimlerinden en güzel kalıntı değil mi?-
