kaçan tüm zamanlara, yiten tüm fırsatlara inat; tüm geç kalmalara inat... işte, mutluyum...
zamanla alıp veremediğim çok şey olduğunu yazılarımı okuyan herkes anlar. ama ne yapabilirim ki... o da bana inat her şeyimi geçe bırakıyor. beklediğim şey bana geliyor da asla "zaman"ında olmuyor. önce bir güzel süründürüyor. uzun kulaklarını çıkarıp şeytan mızrağıyla içime içime dürtüyor önce. "sabret, belki de olur istediğin " diyor "belki"lere vurgu yaparak. içimdeki kelebekleri huysuzca kıpırdatıyor çoğu zaman. ama sağ olsun - istemesem de oluyor zaten- kin tutmuyor.
sevgili arkadaşım zaman,
seninle bundan sonra iyi anlaşalım, ne dersin?
sen bana istediklerimi zamanında yapabilmem için fırsat sun, kendini emrime amade et...
ben de sen geldiğinde sana teslim olayım.
evet, bir çeşit kölelik anlaşması işte. sen benim ben senin; birbirimizin kölesi olacağız .
sonunda sen kazanacaksın tabi ki , biliyorum.
ama ben eşit şartlarda bir yarış talep ediyorum bana sunulan ömürde.
beraber güzel şeyler yapabiliriz.
ne dersin? :)
Hayal kurmak güzelde ya sonra? demişsin çok etkileyici bir cümle..
YanıtlaSilsenin sonrası için fikrin nedir merak ettim..